16 Eylül 2012 Pazar

otomatik portakal

"Barda bir arada oturan üç çıtır vardı, ama biz dört çocuktuk. Bu fıstıklar da son moda giyinmişlerdi, kafalarında morlu yeşilli turunculu peruklar geçirmişlerdi, her birinin fiyatı o fıstıkların en az üç dört haftalıkları kadardı galiba, makyajları da cabası (yani göz çevrelerinde gökkuşakları ve ağızlarda çok kalın ruj). Uzun siyah, dümdüz elbiseleri vardı ve memelerine küçük, gümüşi kimlik kartları filan takmışlardı - ve üzerlerinde erkek isimleri yazılıydı... Joe, Mike filan gibi. Bunlar on dördünden önce yattıkları lavukların isimleriydi. Bizi kesip duruyorlardı ve içinden bizim zavallı Dim'i burada bırakalım da üçümüz gidip biraz düzüşelim demek geliyordu (çaktırmadan), ne de olsa Dim'e yarım litre beyazı bu sefer içine biraz uyuşturucu kattırıp ısmarlayarak içirdik mi tamamdı, ama cidden oyunbozanlık olurdu. Dim çok çok çirkindi ve ismi gibi budalaydı, ama dehşet pis dövüşürdü ve tekmeleri epey işimize yarıyordu."


Bittabi kitabını tavsiye ederim: 

Kitap zor iş hacı derseniz, buyrunuz filmden sahneler: 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder