24 Ocak 2012 Salı

karman

selam blog, çok enteresan bir günle daha karşı karşıyayız. böyle vapurlar var, boğaz var sonra servisler falan var okula öğrencileri götürüyor, aslında tatil şimdi öğrenciler yok, ama işe gidenleri de götürüyorlar. servisler hep böyle, çalışkan karıncalar gibi. sabah dedin mi yola çıkıyorlar hemen, bazen ama geç gelenleri de var. insan üşüyor yahu. ama yine güzel bir yerden baktığında, bilemedim, üşüsen de yaşıyorsun sonuçta. üşüyemeyenler de var, yaşayamayanlar da var. bir de kavuşamayanlar var. esasında kavuşamayanlar dediğimizde iki tarafın da kavuşmak istemesi ile alakalı bir durum gibi.

neyse blog için sıkılıyor, cümle kurasım yok. esasında tüm içimi akıtmak istiyorum ama ne bileyim ölümüne özele girmek de istemiyorum. aslında hiçbir şey bilmiyorum. kafam dolu. gözüm dolu. her yanım dolu. böyle bir şey istemiyordum; ancak isteme ile alakalı değil sanırım. elim telefona gitmiyor, gittiğinde bir manası var mı onu da bilmiyorum ki. keşke olsa? olsa mı gerçekten? bu mu istediğim? peki ya buysa?

çok ciddi kafam karılık 10 gün sonra da uçuş var. onun da planlanması lazım. acaba ödemeyi alabilecek miyim okuldan gitmeden, alamazsam param yetişecek mi? amaaan, para kolay bi şekilde hallederim ama cidden ya ne alaka şimdi durup dururken.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder