7 Eylül 2011 Çarşamba

hmm.

tabii ki yine gözlerim yanıyor. sanırım bu yanmaların sonunda gözlük kullanmam gerekecek. zaten lens olayını beceremeyeceğim kesin olduğundan eğer bozmayı başarabildiysem gözlerimi gözlük geliyor demektir.

literatür yazmaktan nefret ettiğimden daha önce bahsetmiş miydim? evet bu konuda kararım kesin. başkası ne yapmış umrum değil, ya ben neyse.

mutsuzum, ciddi mutsuzum. mutsuz olmaya yetecek nedenlerim var. umarım bunların sayısı artmaz.

bu arada doktoraya kabul aldım. haberi aldığımda hiçbir şey hissetmemiş olmam, bilgisayara haberi aldıktan saatler sonra geçmiş olmam da bambaşka bir olay tabii. bölüm başkanı neden bana haber vermedin diye trip attı, ben de fırsat bulup bilgisayardan bakamadım dedim, şaşırdı. gerçekten fırsat bulamıyorum sabah 9'da çalışmaya başlayıp, 5'e kadar çalışıyorum. kahve içmek istiyorum! geyik yapmak istiyorum...

bir kilo kadar dondurma yedim. eve giderken çeşit çeşit dondurma aldım, eve geldim ve affetmedim.

trafikten nefret ediyorum, tem'de çalışma var. sabah serviste uyurken çok uyudum ben herhalde diye zıplayarak uyandım ama daha varmamışız falan şok oldum tabi. dönüşte bilal bıraktı, onu da gereksiz yere köprü trafiğine falan sokmuş olduk, üzüldüm vs. vs. gerçi çok pis kestirmeler öğrettim ona da :D

çömezlerimden birisi iyi, diğeri çok korkunç ve bir diğeri henüz gelemedi. bakalım o da gelsin, nasıl bir ortam olacak? daha da kötüleşebilir mi bilmiyorum. ancak düşüş başladı mı durmuyor malesef, sıcak daha da sıcak olacak sanırım.

yapacak bir şey yok. hayat bu. yaşamaya kararlıysan alışacaksın, yok ben yapamıyorum diyorsan kapı orada. çıkmak kolay.

2 yorum:

  1. o ne demek ki acaba? entulkasbutulkas? merak etmedim desem ağzımdan çıkanla kulağımın duyduğu bir olmaz.

    bi de mutsuzluk salgını varmış sanırım çok panik yapmaya gerek yok öldürücü bir virüs değilmiş didiler. geçecektir bir süre zarfında;)

    YanıtlaSil
  2. esasında tulkas olacaktı :) olamayınca en tulkas, bu tulkas işte :D

    YanıtlaSil