13 Kasım 2010 Cumartesi

eskiler meskiler

hayat bi acayip, zaman sadece üstümüzü başımızı, tenimizi, içimizi değil her şeyi yıpratıyor, eskitiyor ve bir şekilde bazı şeyleri kopartıyor yerlerinden. sonbahar geldi mi yapraklar başlıyor teker teker yerlerinden ayrılmaya, gerçi o boşaltım hücrelerde birikme falan, tamam konuyu saptırmıyorum...

sözlükler vardır türkiye'de, ve muhakkak onların amansız takipçileri. benim her daim ilgimi çekmiştir sözlükler ve onların takipçileri. ekşinin varoluşu on seneyi devirmiş artık, vampircik bile oldu 5 yaşında... zamanında ekşi'de ekşi sözlük başlığına girer orada ilk entryleri girmiş olanların sayfalarına tıklar, haklarında ne yazılmış, nelerolmuş hayatlarındayı okurdum. o sıralar daha vampircik bebek kıvamındaydı... taaa 90ların sonu 2000lerin başında bir sürü yaşanmışlık gizlenmişti o entryler içerisinde, sonra bir bakmışsın iş, güç, tartışmalar vs. nedeniyle çoğu kopmuş gitmiş oradan. kimisinin evlilik haberine rastlardım, kimisinin işte güçte ilerlemesine...

lafın arasında vampircik dedim ya, şimdi bakıyorum da, vampircik'te de durum aynı. o ilk tanımları yazanlardan çook azı artık orada, iş-güç, tartışmalar derken, kadro yenileniyor dönem dönem. çok normal geliyor artık bu ayrılışlar, kendime bakıyorum, ilk dönemimle karşılaştırıyorum, kendimdeki değişim bile bir acayip. bazen bu değişim ürkütüyor beni, sanırım değişimsiz olmaz, hiçbir şey de aynen eskisi gibi kalmaz. insan mutluyken, kalsa ya böyle diyor ya, hep dursak burada, bırakmasak elini veya hep o manzara karşımızda olsa...

blog yazma nedenim de birazcık bu, kendimdeki değişimi gözleyebilmek. yıllar önce tuttuğum blogdaki tüm gönderileri silmeme çok üzülmüştüm üzerinden geçen yıllardan sonra. gerçi terazi burcunun muhteşem dengesizliğini taşıdığımdan yarın blogu komple kapatmayacağımın garantisi olmasa da, sanırım yazma nedenimi biliyorum ve sanırım artık yavaş yavaş dengeyi de buluyorum. eskisi gibi değilim gerçekten.

bakalım yarın neler değişecek?

5 yorum:

  1. havalardan hep, ben diyim sana. bi "neden blog yazıyorum lan ben" sorgulaması hasıl oldu. dün ben de blogu komple kapatmayı düşünüyordum işte -ki ilk başladığımda bi kapatmıştım da. yalnız teraziliğime bağlamamıştım hiç..sahi, teraziler nasıl yaşlanır acaba? dengesizlik, fevrilik neye evrilir? hakikaten, bakalım nasıl olacak? :)

    YanıtlaSil
  2. hahhahaha. ben bunu sesli düşünürken, bi arkadaşım dedi ki, teraziler tamam kabul dengesizler, ancak dengeyi bulduklarında da çok dengeli olurlar. ben işte o dengeyi bekliyorum büyük umutla. gerçi, o zaman hayat nasıl olur bilemedim, zevkli olur mu ki?

    YanıtlaSil
  3. şey duymuştum ben de, sürekli dengeyi aradıkları için dengesiz görünürlermiş de bilmem ne. geçelim bunları, gocunacak ne var! oturmaya mı geldik :)

    YanıtlaSil
  4. Ben de öyle blog kapatan, yazdıklarını yakan atan bir terazi olarak sonra dönüp baktığımda pire için blog yaktığımı görüp üzülmüştüm. Hiç gerek yok. Bunlar insanların izleri.. Silmek hoş değil.

    YanıtlaSil
  5. kimse blogunu kapatmasın!!!!!!!!!!!

    YanıtlaSil