23 Mayıs 2010 Pazar

californication bizim dilimizde ise kalifornikeyşın

son zamanlarda film, dizi vs. izlemiyorum, entourage de yeni bitti diyerek, ona benzer olduğu söylenen californication adlı diziyi izlemeye koyuldum. işin kötüsü bir şey izlemeye veya yapmaya başladığımda sonunu görene kadar rahat edemiyorum, bu da esasında ders çalışma vaktinde saçma sapan işlerle uğraşırken bulmamı sağlıyor kendimi. zaten en fazla hikaye yazdığım zamanlar da sınav dönemleriydi. gerçi artık herhangi bir şey karalamaya fırsat bulamıyorum, canım da istemiyor zaten. o nedenle sorun yok.



californication, birkaç romanı ile ünü olmuş, ancak artık yazamayan bir yazar karakterinin hayatının aşkını elinden kaçırması ve geri kazanmak için çabalarını anlatan bir tv dizisi. ancak karakterimiz nefes alan tüm dişilere yazan, bulduğu her deliğin peşini bırakmayan bir tip olduğu için, her bölüm çeşitli ekşının yaşandığı bir dizi halini alıyor californication. hatta dizide de arada ifade edilen aşka aşık olma fikri, bir ihtimal tasavvufi öğelerin de dizinin yazarlarını bir şekilde etkilemiş olabileceğinin göstergesi. iyi pazarlıyorlar meveviler öğretilerini. geçenlerde de bir dizide mevlanadan atıf yapmıştı bir şair hatun kişi. o zaman da vay anasını demiştim, sonra geçmişti tabi.

dediğim gibi karakterimiz esasında eski eşinin peşinde olsa da yaşayan tüm kadınları da yatak odasından geçirdiğinden garip bir çelişki ortaya çıkıyor. işin kötüsü dizi içerisindeki her evli karakteri evliliklerine garip bir şekilde ihanet ediyor ve bu noktada da batının yaşam tarzının özeti ortaya çıkıyor gibi. kimileri bana eski kafalı diyebilir, ancak benim için sadakat önemlidir, aldatacak moda gelindiyse ayrılma taraftarıyım ve bana ters bu işler.

belgesel gibi dizi yani.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder