2 Şubat 2010 Salı

şeytanın bacağı kırılır mı ki?

senenin ilk ayı göz açıp kapayıncaya kadar bitti gitti. bu hızla giderse 2010 yılından bişi anlayabilir miyiz emin değilim. işin garibi sürekli bir koşuşturmaca içinde de olduğumdan geçen günleri analayamıyorum bile. hala tarih atmam gerektiğinde 2009 yazıyorum, hatta geçen gün yazmam gereken dilekçede de öyle vermişim. dikkatsizlik işte. zaten şu dikkatsizlik olayını da atlatamadım gitti arkadaş bu sene sınavlarda da bir sürü sıkıntı yaşadım sırf bu yüzden. gerçi dönem de bitti. pek de güzel bir ortalama ile bitirdim hatta. aferim bana. bu konuda şeytanın bacağına karşı taaruza geçtiğim de ortada.

acaba neden şeytanın bacağını kırmak demişler? hayal gücü mü, yoksa arkasında farklı bir düşünce mi var? bilemedim. yine de vahşice, bacak kırmak nedir yahu.

ne diyodum, aslında bişi diyor muydum emin değilim. zaten pek bir şeyden emin olamıyorum şu an, gece uyumadım, şu an saat 02:18. bünyem de iflas etmek üzere. uzun zamandır da kahve içmedim ona şaşırdım bugün hatta. yani kahve dediysem de nescafe, bildiğin öğrenci kahvesi yani. yoksa türk kahvesi içtim, onu da artık şekersiz içiyorum. telvesi baya acı oluyormuş, onu farketmiş oldum.

bayadır ney üfleyemiyorum, 4 gün falan oldu sanırım elime almayalı. düz nefes üflemem lazım, iyice azalmıştır artık kesintisiz üfleme sürem. burayı olur da okursam kendime not edeyim.

bu arada makale olayına da bugün itibari ile başlamış olduk. hocayla oturup baya bi konuştuk, genel olarak ne yaparızı ortaya çıkardık. önümüzde bikaç yol var, onlardan bi tanesini seçip önümüze bakacağız sanırım. tübitak için proje geliştirme ve çalışlmayı da sempozyumda sunma olayları da var. inşallah, her şey çok güzel olur, olay sonuçlanana kadar artık olmuş gözüyle bakamıyorum ben. kötümser bi yapıya girmeye başladım sanırım.

film festivali de başlayacakmış, hem tiyatroya gitmek için de sözleştik gençlikle, hatta biletleri bile aldık sanırım. gerçi ben daha parasını da vermedim, olay kaynadı bi anda. ama en azından biletimiz var. 20 gün sonraya bilet ayırtmak gerekiyormuş :) enteresan tabi.. sonra şu sıra uzun zamandır konuşmadığım arkadaşlar arar oldu, pek bi keyifli oluyor, eski dostların sesini duymak.

bu arada yine kar yağıyor buraya. bu sefer belki fotoğraf çekmeye çıkarım. hadi be şeytanın bacağı, çok rica ediyorum kendin kırıl be güzelim. yoksa benim becerebileceğim yok :) hadi görüşürük.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder