16 Ocak 2010 Cumartesi

hayat ne garip, vapurlar falan

iki gündür kendimce fotoğraf çekmeye çıkıyorum. dün çıkmayı başaramadım evden bugün çıktım, fotoğraf makinesi pilleri yemişti. anlamıyorum arkadaşım 1 gün boyunca şarj edilmiş piller nasıl makinenin içinde 1 gün kaldı diye bitiyor? zaten normal pil çalıştırmıyor bile makinayı, alkalin de flaş kullanılırsa hemencecik bitiyor. ömrümü yedin valla sevgili makinacığım, tükettin beni. işin garibi fotoğraf makinasını çalıştırmaya çalıştığımda yakıştıramadım da bittiğini pillerin, basıyorum açma tuşuna tık yok, dedim alallala, sonra farkettim durumu. ancak çoook geçti.

o zaman şimdilik bir kaç istanbul fotoğrafı ekleyeyim, sonra benim çektiklerimi de eklerim. gerçi daha önceden kalmalar var ama ben yenilerini de çekmek istiyorum.

eski istiklal, ağaçlar falan var.



ve tabii ki kız kulesi... gerçi artık restoran oldu, biraz tuzlucaymış, henüz gitmişliğim yok; ancak, özel bir günse veya paranız bolsa gidilebilir gibi. denizin ortası yahu, gidilmez mi? hatta abimin servis şöförü, zamanında kız kulesine yüzdüklerini falan anlatırmış, ben o günleri hatırlamıyorum tabii. zira yaş nedeniyle yetişemiyorum, zaten yetişsem de pek iyi yüzücü olmadığımdan becerebilir miydim bilmiyorum, zaten bisiklete de kötü binen çocuk da bendim mahallede. herkes el bırakırdı, ben tek elimi bıraktığımda heyecanlanırdım. güzel günlerdi yine de :)




ve tabii ki yuvam üsküdar. pek tabii epeyce değişmiş durumda. şimdi her tarafını kazıyorlar, tüp geçit meydanımızı aldı götürdü. çok da kalabalık zaten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder