12 Ocak 2010 Salı

başlık bulmaya uğraşmamak

şu anda yazacağımın ne olacağı hakkında en ufak fikrim yok, uykum da var zateni bir yandan esneyip, bir yandan sana yazı yazıyorum sevgili bloguğum. bugün dışarıdaydım, dün uğraşıp arkadaşımın adına aldığım öğrenci belgesini evde unuttum, sonra tekrar okula gitmemiz gerekti, 1 saat kaybettik. çok enteresandı yarım saatte hallederiz sandığım işi, 4 saatte hallettik. sonra ders çalışırız diyoduk, oturduk muhabbet ettik. dün biraz geç yatmıştım, yani bugün erken kalkacağım için azıcık geç gibi olmuştu farketmedi, yine tüm gün uykulu uykulu dolaştım. keşke erken yatmasaymışım, bir şeyi değiştirmiyormuş. yatınca ben uyumadan ne düşünüyodum ya derken, bir sürü şey düşündüğümü farkettim, acaba dönüp anlatsam mı ne düşündüğümü derken uyuyakalmışım, enteresan bi uyuma şekliydi benim için.

bu arada bugün sağanak yağış olacağını söylüyodu muhterem meteoroloji, ona göre giyindiğimden oldukça terledim sevgili blog, nasıl güzel bir hava vardı anlatamam. geçen gün, sınava gidiyorum diye ders çalışmıştım manzarayı izlemek yerine, bugün affetmedim gayet manzarayı izledim ve fotoğraf makinamı taşımaya karar verdim. şu diyaframı falan kullanmayı öğrenmem lazım acilen, onu da bi ara ayarlamam lazım.

bu arada masa üstümü temizledim, bayağı gereksiz şey birikmiş, gerçi yine kalabalık ama çok da kalabalık sayılmaz şimdilik. geçen sunum yaparken millet ona dikkat etmiş, sonra muhabbeti döndü.

goethe amcam demiş ki, "Her ne yapabiliyor ya da yapabileceğini hayal ediyorsan, yapmaya başla. Cürette deha, güç ve sihir vardır." ki kendisini takdir ettim bu söylediğinde. gerek bireysel ilişkilerde, gerekse diğer olaylarda önemli açıkcası, ama ne bileyim söylemesi kadar da kolay değil sanırım. sonunda başaramama ihtimali, başardığında değmeme ihtimali, ve hatta değip de deli gibi bahlanma ihtimali korkutmaz mı insanları. tamam ayar alabilecek açıklıklar bu konular biliyorum. mesela bağlanma korkusu kimsede yok mudur, ardından kaybetme korkusu gelmez mi veya sıkılmak sorun oluşturmaz mı, olay monotonluğa bağlandığında sıkıntı oluşmaz mı? sanırım konu inanılmaz sapıttı. neyse başlamak bitirmenin yarısıdır diyeyim.

şu an mira - eve dönmeliyim çalıyor arka planda. yağmur çiseliyor, rüzgar savuruyor, fırtına yakınlarda, ben eve dönmeliyim diyor. aslında biraz vega'ya benzettim, onları da dinlemeyeli çok oldu. sanırım on bin defa dinledim şu ana kadar. işin garibi neden eve dönmek istiyor anlamadım, gitse ya yağmurun üstüne üstüne. ıslansın azıcık ne olacak şeker mi, erir mi? aslında hafif çiselese de altında yürüsem, hem kestane bile olur belki, kim bilir kuşlar çitlembik getirir? zaten bu sene pek garip havalar, istanbul'un havasına güven olmaz derler, sanırım bu sene yine uygulamalı olarak bunu görüyoruz.

şu ana kadar ne yazdığımdan emin değilim, pek yazarken dönüp okuyan biri değilim, yazım hatalarımı da affediniz lütfen. bu arada şarkı değişti, flight of conchord boom çalmaya başladı, she is so hot falan diyor, sanırım amcam niyeti bozmuş.
neyse, saat yine 12 yi geçmiş, yarın oturup ciddi ciddi ders çalışma düşüncem var, bakalım becerebilecek miyim?

bi tane de karikatür eklieyim. aslında bunu ilk gördüğüm zamanda gülmüştüm, ancak şimdi bakıyorum da niye güldüm diye düşünüyorum. çok saçma geldi hatta ne bileyim, garip.



şimdi de biraz pink floyd dinleyelim, wish u were here ile başladık bakalım devamında ne gelecek.

yeter şimdilik bu kadar. görüşürük.

1 yorum:

  1. kuşlara simit verirsen çitlembik getirirlermiş, çok değerli bir bilge söylemişti bana. herkes korkuyor. sihirle başlarsa bir şey, sihirli devam eder mi?

    YanıtlaSil