24 Ağustos 2009 Pazartesi

3 tonluk hipopotam tarafından kovalanmak?

ice age'de sid'imizin sezonun son hindiba'sını yiyerek nasıl 2 hipo tarafından kovalandığını hatırlarız (acıklı hikaye).



işte bu korkunç (!) deneyim, bir afrikalı abimiz tarafından da denenmiş.

uslu uslu yemeği ile meşgul olan hipopotam, abi tarafından rahatsız edilince, 3 tonluk cüssesi ile kendisini kovalamaya başlamış. işin garibi bu 3 tona rağmen hipolar 30 km hızla koşabilmektelermiş. ve hatta daily mail'in haberine göre, ki bu blog gönderisinin kaynağı da o haberdir, hipolar afrikada insan ölümlerine en çok sebep olan memelilermiş. agresiflermişler de, neyse bu belgesel tandanslı cümleleri bırakıp olayın resimlerini de ekleyelim...






bu koşuşturmanın sonucu haberde yer almıyor. umarım ölmemişindir adamım.

18 Ağustos 2009 Salı

binlerce yıllık oyuncağa aşık olmak

geçen gün arkeoloji müzesine gitmiştik. gerçi oradan malzeme çıktı biraz, bir tane daha resim yayınlamıştım ama favorime şimdi sıra geldi. yav tim burton filmlerinden fırlama oyuncaklarla karşılaşmaz mıyım? aşık oldum neredeyse. neredeyse değil valla, oldum gitti.

böyle bir güzellik yok. bana verseler keşke, ama zor biraz. olmadı artık ben de alacağım elime kili çamuru, kendim yapacağım. gerçi çok beceriksizim ama belki olur di mi?

işte kendileri de buradalar:



eski babil döneminden kalmalarmış. muhtemelen dini amaçla kullanılmıştıur falan diyorlar da bunlara tanrı diye tapan zihniyet yoktur kanımca. 3 cm len bunlar :D

haklarında bilgi veren yazının da fotoğrafını çekmişim o da burada.

16 Ağustos 2009 Pazar

ışıklar içerisinde yatmak?

bu lafı duyunca garipsiyordum; ancak artık manasını biliyorum. ha, ışıklar içinde yatmak buysa, ben istemiyorum. peşinen söyleyeyim de, beni müzeye gömmeyin. utanırım zaten o kadar insanın karşısında cıbıl durmaktan.

not: istanbul arkeoloji müzesi süper bir yer, gidiniz, geziniz. hatta selam edin ben de geleyim o kadar müze kartımız var değil mi?